Tem 10 2007
Batı’da ve Doğu’da Sesini Duyurma
->
Yazan: Nurettin Değirmenci
Elk. Yük. Müh.
Yedinin uğurlu sayı olduğu söylenir.
Bazı televizyon kanalları, Batıda, sanatçıların ve sivil toplum kuruluşlarının, “Küresel Isınma” ile ilgili etkinliklerini yayınlıyor. İnsanlar, neşe içinde etkinlikleri izliyor, dinliyor ve diğer insanları, “Küresel Isınma” konusunda duyarlı olmaya çağırıyor. Asarak, keserek, bombalar patlatarak çağrılarını yaymaya, duyurmaya çalışmıyorlar. Eğer çağrıları insanlara iyilik yapmaksa; doğru bir yol ve yöntem benimsemiş oldukları söylenebilir. Çünkü: Vurma, kırma, öldürme, yaralama ile insanlara kalıcı iyilik yapılamaz. “Küresel Isınma” konusunda çaba harcayan insanlar sevgi ve ikna ile amaçlarına koşuyorlar. Amaç ve amaca koşma eylemleri açık-seçik gözler önündedir.
Bu eylemlerden kişisel kazanç edinenler var mıdır? Bilemiyorum.
Bir uzaylı gibi, oluşumlara baktığımızda; Batılı sanatçıların, sivil toplum kuruluşu yöneticilerinin davranışlarının çoğunlukla insanlara yararlı olduğu sonucuna varırız.
Aynı gün, televizyon kanallarında Irak’taki kanlı etkinlikler, özet olarak, “Üç ayrı intihar saldırısı ile 270’den fazla sivil öldü. Çok sayıda yaralı var. Bu arada bir Amerikan askerinin öldüğü söyleniyor. Amerikan askerinin nasıl öldüğü henüz açıklanmadı…” veriliyor.
Ortadoğu’da, öfke ile eylemlere sürüklenen kullar, dinine, mezhebine, etnik kökenlilerine, toplumuna hizmet ediyor.
I-Kanlı eylemlerle birileri gizli amacına koşuyor.
II-Öldürme eylemlerinde birileri maşa oluyor.
Tekrar bir uzaylı gibi Ortadoğu’daki kanlı eylemlere bakalım:
Doğadaki bütün bilinçli çabalar sonuçta insan içindir.
Çoluk-çocuk-yaşlı siviller arasında bombalar patlatarak, acı çektirerek ya da yok ederek onlara nasıl hizmet edilir?
Liderin emri ile ölüme ve öldürmeye koşanlar, yargıç kararı olmadan insanları öldürenler onlara nasıl yararlı olabilir?
Bu kanlı eylemlerin gelecek nesillere yararları nelerdir?
Patlayıcıları gencecik bedenlere sardıranlar ve masum insanları ölüme sürükleyenlerin amaçları nelerdir?
Bütün oluşumlar ihtiyaç ve tepki sonucu ortaya çıkar.
—Ortadoğu’da, çoğunluk kuyrukların ve sahiplerin belleklerinde, “Suçun ve günahın ferdiliği” ilkesi yoktur. Sürü toplumlarda, “Bütün kabile, mezhep üyeleri, etnik kökenliler suçlu ya da masum” kabul edilir. Örneğin, intikam peşinde koşan ilkellere göre, Bağdat’ta öldürülen bir Suni Arap’ın intikamı, Kerkük’te yaşayan Şii sivillere patlayıcılarla saldırarak alınabilir.
Evrensel ölçü olmadan, suçun ve günahın ferdiliği ilkesi bilinemez.
—Irak’taki kulların ve sahiplerin belleklerinde, “Irak Toplumu ve Irak Toplumu için mücadele” diye kavramlar yoktur.
O halde, bedenine patlayıcıları saranlar ile onları ölüme gönderenler hangi amaçların peşinde koşuyorlar?
Irak’ta, genel olarak yaşama umudunu kaybetmiş çok sayıda genç vardır. Her geçen gün bunların sayısı çoğalıyor. Bunlar, kendilerine verilen emirleri gözü kapalı yerine getiriyorlar. Kendilerini yaşama bağlayan amaçları yok veya tükenmiştir.
A-Irak’ta bilgi ve beceri birikimi sınırlıdır. Bilgi ve beceri olmadan çalışıp üretme olmaz. Zorunlu ihtiyaçların ağır baskısı Irak’taki yoksul gençleri yaşamdan koparıyor. Çevrelerindeki yoksulların sayısı her geçen gün artıyor. Yaşamları sürekli ağırlaşıyor. Bu koşullarda ölüme atlama, yaşamdan kaçma, onlar için bir çeşit amaç oluyor.
B-Yakınlarını kaybetme ve intikam alma hırsı gençleri ölüme ve öldürmeye sürüklüyor.
C-Bazıları, öldürmeyi ve ölmeyi dinsel emir kabul ediyor. Öte dünyada gerekli ödülleri alacağını düşünüyor.
Bu dünyayı kaybedenler, öte dünyaya yatırım yapar.
D-Bazı gençler araçlarla kalabalık yerlere gönderiliyor; birileri, araçları uzaktan patlatıyor. Araçtaki gençlerin olaydan haberi bile olmuyor.
Yaşama umutlarını kaybetmiş, öte dünya için yatırım yapan gençlerden kimler yararlanıyor?
1- 80 yıldan fazla süre Irak’ın zenginliğine Suni kabile liderleri sahip oldu. İşgalden sonra ABD güçleri, zenginlikleri Şii ve Kürtlere verdi. Suni liderler, eski saltanatlarına kavuşmak için genç insanları ölüme sürüklüyorlar. Suriye ve bazı Arap toplumları Iraklı Suni (Baas) liderlerine yardım ediyor.
2-Şiiler üç kümeye ayrılır.
—İngiliz taraftarları; işgali alkışlıyorlar ve Irak Şii Devleti kurulması için çaba harcıyorlar.
—İran taraftarları; işgale karşı çıkıyor ve Iraklı Sunilerle savaşıyorlar.
—ABD, İngiliz ve İran arasında günübirlik yön değiştireler, dansözler gibi kıvırtan Şii liderler vardır. Örneğin, El-Hekim, bir gün Beyaz Saray’da, başka bir gün Tahran’daki mollaların divanları üstünde ağırlanıyor.
3-Mücahitler. Bunlar karmakarışık yapıdadırlar. İçlerinde hırsızlar, caniler, dini için savaşanlar, adam kaçıranlar vardır. Bazı Suudi şeyhleri bunlara destek oluyor. El-Kaide denilen örgüt mücahitlerden oluşuyor. ABD ve İngiliz istihbaratları bu örgütlere sızamıyor. Acaba?
4-Kürtler, Şii ya da Sunilerle ilgilenmiyorlar; İran, Suriye, Türkiye Kürtlere düşmandırlar. Bu davranış onları ABD güçlerine sıkı sıkıya bağlıyor. .
*
Irak’ın üçe bölünmesi projesini İngiliz Başbakanı Teacher ve danışmanları planladı ve adım adım uygulanıyor.
**
Kabul edin ya da etmeyin; “Küresel Isınma” ile ilgili çağrıları duyuyorsunuz.
Peki, Irak’taki çığlıkların nedenini, çığlıklara neden olanların düşüncelerini açık-seçik duyabiliyor musunuz?
1-Irak’ta ölüme atlayan ve öldürenlerin,
2-Irak’taki gizli güçlerin amaçlarını evrensel ölçülerle biliyor musunuz?
***
2000’li yıllarda, birey olamayanlar kendilerine, ailelerine, toplumlarına, insanlığa yararlı olamaz; aksine, yıkıcı olurlar. Birey, “Ailem benden, yaşadığım toplum ailemden, insanlık toplumumdan önemlidir” der ve buna uygun davranır.
Sürü, “Vatan! Din! Mezhep! Dindaş!” der; çevresini ateşe vermekle eylemlere başlar, “Bu dünya ve öte dünya çıkarım her oluşumun üstündedir!” gerçeği ile eylemlerini sonuçlandırır.
Sürü üyesi, ölüme, öte dünya çıkarı için atlar.
Sürü olanlar kötülüklere ve yıkımlara araç olurlar.
Siz özgür birey olmak için nasıl bir çaba gösteriyorsunuz? Örneğin, işinizi kaybetme, acı çekme pahasına, yasalara aykırı görev yapmayı ret eder misiniz?