Haz 05 2007

Bellek Dünyasında ve Dış Dünyada Değişimler

Yayınlayan: admin Tarih: 8:32 am Kategori: Bilişim

kablolu beyinYazan: Nurettin Değirmenci
Elk. Yük. Müh.

Doğada, yasaların denetiminde düzenli değişimler vardır.

“Veli”, “Ali” ve “Can” adında 25 yaşlarında üç işçi var. Veli ile Ali yasal yollardan Avustralya’ya çalışmaya gider. 20 yıl sonra, Veli, bedensel ve belleksel olarak değişime uğrar. Veli’nin, ses tellerinden çıkan sözcükler dahil davranışları belleğinde edindiği yeni kavramlarla orantılı değişir.
Veli’nin bedeni ile davranışları değişir. Değişmeyen, “Veli” ismidir.
1-20 yıldır görmeyen Can’a Veli’yi sorarsak; Can, 20 yıl önceki Veli’nin dış görünüşünü veya davranışlarını kısmen tanımlar. Niçin? Can’ın belleğindeki Veli ile ilgili sinyal dizinleri, süre içinde, Veli’nin beden ve davranışları ile uyumlu değişimlere uğramaz. Can’ın, 45 yaşındaki Veli ile ilgili tanımları kusurlu ve eksik olur. Veli’yi gördüğünde, “Ne kadar çok değişmişsin!” diyen Can, Veli ile ilgili yanılgısını açıklar.
2-Veli ile birlikte Avustralya’ya giden ve onunla birlikte çalışan Ali, Veli’deki değişimleri fark edemez. Çünkü: Ali’nin belleğindeki Veli ile ilgili elektriksel sinyal dizinleri, an be an Veli’nin bedeni ve davranışları ile orantılı değişime uğrar.
İnsanlar, doğadaki nesne ve hareketleri doğrudan değil, belleklerindeki düzenli elektriksel sinyal dizinleri olan bilgiler üzerinden tanırlar.
A-Bellekteki sinyal dizinleri duyu organları üzerinden değişime uğrar.
B-Nesneler, dış etkilerle değişime uğrar.
Hareket, göreceli olarak, iki nesne arasındaki mesafenin değişmesidir. Değişime uğrayan nesnelerin hareketleri değişir.
Değişimler, insanların yanılmalarına neden olur.
I-Bazı insanlar hem bellek dünyasındaki, hem dış dünyadaki değişimleri inkar ederler. Bunlar, gerçek, hakiki, özbeöz tutuculardır.
II-Bazı insanlar, bellek dünyasında gerekli değişimlere, yeniliklere ölçüsüz tepki gösterirler. Bu durumda, dış dünyadaki değişimleri, ölçülü değişime uğramayan sabit bilgilerle tanırlar. Dış dünyadaki değişimleri ölçülü bilemezler, yanılırlar ve kendilerinin peşinde koşanları yanıltırlar.
III-Bazı insanlar, bellek dünyasını dış dünyadaki bazı değişimlere göre kısmen değiştirirler; bu durumda, olayların peşinde sürüklenirler.
a-Tüketici olurlar.
b-Gelişmelerden ezber yoluyla haberdar olurlar ama onlara yön vermezler.
IV-Bazıları, bellek dünyasında gerekli ölçülü değişimleri yapar, dış dünyaya yön vermeye çalışırlar.
Bellekteki ölçülü değişimler yeni bilgiler ile olur. Belleğini sorgulamalara ve yeni bilgilere kapatanlar, dış dünyayı tanıyıp denetim altına alamazlar.

İnsanlar, alışkanlıkları ve tepkiler gereği değişimlere itiraz ederler. Alışkanlıklar ve tepkiler, bu dünya ve öte dünya yararları ile ilgili olabilir. Yarar, görecelidir.
+Her insan belleğindeki bilgilerle orantılı kendi, toplum ve insanlık yararını bilir.
-Bazıları kendi yararını ölçüsüz biçimde diğerlerine tercih eder.
Doğadan uzaklaşan toplumlarda bilgi birikimi oluşmaz, üretim az olur ve tüketimi karşılamaz. Bu koşullarda, insanlarda, ölçüsüz bencillik yaygın hale gelir. Bu dünyayı evrensel ölçülerle tanıyıp denetim altına alamayanlar, doğadan uzaklaşma ile orantılı, hayali öte dünyaya yaklaşırlar. İlkel liderler öte dünyaya yaklaşımı teşvik ederler. Sıradan insanlar bu dünyayı kaybettiklerinden, öte dünyayı kaybetmek istemezler.
1-Yaşam için gerekli ihtiyaçlar doğadan temin edilir. Doğadan uzaklaşanlar, yaşam için gerekli zorunlu ile yaşama renk-desen katan ihtiyaçları temin edemezler. Toplumda, zor ile ürüne el koyma, hırsızlık, dilencilik, gönüllü kulluk yaygın hale gelir.
2-Yaşam için gerekli ihtiyaçları temin edemeyenler evrensel insani değerlere yabancı olurlar. Örneğin, dilencilerin ne kadar insani değeri olur?
Doğada sonsuz bir akış ve değişim vardır. Bu değişime göre bellek dünyasını yenilemeyenler, denetimli değil, doğanın uygun gördüğü değişimlere uğrarlar. Doğa, insan dahil hiçbir varlığa ayrıcalık tanımaz. Bilgi ile belleğini güçlendirmeyen, kendi bellek gücüne inanmayan, doğadan ayrıcalık bekleyen insanlar, aileler, toplumlar zayıflar. Zayıflık, insan, aile, toplumdaki kalıcı bazı dengelerin bozulması, gelişmenin durmasıdır. Gelişmesi duran nesneler, duraklamaya ve çürümeye başlar. Zayıflar, süre içinde, dış etkilerle bozulan kalıcı denge sayısı ile orantılı çürür. Çürüyen insanlar ve aileler kısa sürede yok olur. Toplumlardaki çürüme süresi genellikle insan yaşamına göre daha uzun ömürlü olur. Çürüme ile orantılı, toplumda az sayıda güçlü rezalet, çok sayıda güçsüz sefalet içinde yaşar. Sonunda, dış etkilerle çürüyen toplum dağılır.

Yorumunuzu Yollayın