Ağu 26 2007

Einstein’da Zaman ve Süre Tanımları

Yayınlayan: admin Tarih: 9:22 am Kategori: Bilim

zaman Yazan: Nurettin Değirmenci
Elk. Yük. Müh.

Belleklerde, doğa ile doğaüstünün iç içe olduğu kavramlardan biri zamandır. Niçin? İnsanlık tarihinde dahiler, Evrensel Yaratılışı esas alarak, belleklerde zaman kavramını yaratırlar.
Evrensel Yaratılış olmuş mudur?
Eğer Yaratılış gerçek ise; zaman ölçümü için:
A-Yaratılış veya Evrenin başlangıcı dayanak alınmalıdır. Böyle bir başlangıç noktasından itibaren evrensel zaman ölçümü yapılabilir.
Görecelilik Yasasına göre, Evrende bir başlangıç noktası yoktur.
B-Evrende başlangıç noktası yok ise; ölçüm için, zaman maddesinin tanımı gerekir. Zaman maddesinin tanımlanması ile zaman ile ilgili akış, hareket ölçülebilir. Çünkü: Madde olmadan hareket olmaz. Ama Evreni dolduran zaman nehrinin maddesi bilinmez. O halde, zaman, belleklerde olan cennet, cehennem, Araf, Kerberus Köpeği gibi bir kavramdır. Zaman ile ilgili her türlü sav yasal dayanaktan yoksundur.
O halde, insanlar, “Zaman” diye süre (Tik-Tak aralıkları ve sayısı) ölçümü yaparlar.
Birim süre nasıl hesaplanır?
Süre ölçümü için iki nesnenin olması zorunludur. Çünkü:
1-Evrende Görecelilik Yasası geçerlidir; Evren, merkezi her nokta, sınırları belirsiz küredir.
2-Evrensel bir başlangıç noktası yoktur.
Birim süre tespiti için Dünyanın kendi çevresindeki düzenli hareketinden bir kesit alınır. Bu kesitin başlangıç ve bitiş noktaları arası eşit parçalara bölünür. Parçalardan her birine, “Birim süre” adı verilir.
A-Dünyanın kendi çevresindeki dönmesi, harekettir. Hareket, hareket yasaları ile tanımlanır. Şu halde, hareket yasaları çürütülmedikçe, hareket ölçümleri ilke olarak doğru kabul edilir.
B-Dünyanın kendi çevresindeki, Güneşe göre, tam turuna, “Bir gün” adı verilir. Bir gün 24 eşit parçaya bölünür; her bir parçaya, “Bir saat” denir. Bir saat 60 eşit parçaya bölünür, “Bir dakika” adını alır. Bir dakika tekrar 60 eşit parçaya ayrılır, “Bir saniye” denir. Demek ki, bir gün 86.400 parçaya ayrılırsa; her parçaya, “Bir saniye” adı verilir.

Dünya kendi çevresinde, doğa yasalarının denetiminde kesintisiz hareket eder. Bu hareketten bir kesit alınır. Alınan kesit eşit parçalara bölünür. Her eşit hareket miktarı, “Birim süre” denilen aralığa denk düşer.
Birim süre, hareket miktarından ortaya çıkar. Dolayısıyla, birim süre, hareket yasalarına bağlıdır. Hareket yasaları çürütülmedikçe, birim süre çürütülemez.
Gerçekte, sürenin (zamanın?) kendi yasaları yoktur.
Dünyanın Güneş çevresindeki tam turuna bir yıl denir. Bir yıl 365 gün 6 saattir.
Dünyanın kendi çevresindeki hızı, Güneş çevresindeki hızından farklıdır. Bu nedenle:
365 X 86.400 + 6 X 3600 tam yıl etmez. Bir miktar sapma olur. Daha açık yazarsak: Birim süre, Dünyanın kendi çevresindeki hareketinden çıkarılır. Dünyanın kendi çevresindeki hareketinden elde edilen birim miktar; Dünyanın Güneş çevresindeki hareketinden elde edilen birim miktardan farklıdır. Bunun nedeni: Dünyanın kendi çevresindeki hızı, Güneş çevresindeki hızına eşit değildir.
Dünyanın Güneş çevresindeki turundan bir kesit alalım. Bu kesitin başlangıcı ile bitişi arasındaki mesafeyi, Dünyanın kendi çevresindeki gibi eşit parçalara bölelim. Bu biçimde elde edilen birim süreye, “Gök saniye” adı verilir. Gök saniye, saniyeden azıcık farklıdır.
Unutmamak gerekir: Saniyeler, insanların ürünüdür. Görecelilik Yasası gereği:
I-Doğada saniye, dakika, saat yoktur.
II-Doğanın belleği yoktur. Örneğin, Dünyanın Güneş çevresinde ne kadar döndüğünü ancak insanlar dolaylı olarak hesaplar.

Zaman ve süre açısından Kartezyen, Lorentz ve Einstein Sistemlerinin Karşılaştırılmasını yapalım.
A-Kartezyen Sisteminde zaman ve süre:
1-Zaman nehri sistemin dışında akar, süre seçilen sistemin içindedir ve değişmez.
2-A Kartezyen Sistemi, süre değişimi hesaba katılmadan, B Kartezyen Sistemine dönüşebilir. Bunun için en, boy ve yükseklik değerleri ölçülü olarak değiştirilir.
3-Gözlemcinin nerede bulunduğu önemli değildir.

B-Lorentz Sisteminde: (Görecelilik Yasası gereği, doğru olan Lorentz Sistemidir)
1-Zaman nehri sistemin dışında akar, süre seçilen sistemin içindedir ve değişmez.
2-Gözlemcinin nerede bulunduğu önemlidir.
3-A Kartezyen Sistemi, süre değişimi hesaba katılmadan, B Kartezyen Sistemine dönüşebilmesi için:
I-En, boy ve yükseklik değerleri ölçülü olarak değiştirilir.
II-Hareketli olan kısımlarda, gözlemciye göre, gerekli dönüşümler yapılması zorunludur.
C-Einstein Sisteminde zaman ve süre:
1-Görecelilik Yasası gereği, A Kartezyen Sistemini B Kartezyen Sistemine dönüştürmek için gerekli Lorentz dönüşümleri zorunludur.
2-Gözlemcinin nerede bulunduğu önemlidir.
3-A Kartezyen Sistemi, süre değişimi hesaba katılarak, B Kartezyen Sistemine dönüşebilir. A Kartezyen Sisteminde, (to) olan süre; B Kartezyen Sisteminde, (tı) olur.
Einstein Sisteminin en önemli özelliği değişen zamandır.
Zaman nedir?
Süre nedir?
Soruları Einstein’da karmakarışıktır. Anladığım kadarıyla, Einstein, bu iki kavram arasında pek ayrım göremez.
Einstein zaman tanımının felsefi temeli nedir?
Einstein, süreyi, Newton ve Descartes’ten farklı düşünür ve Lorentz dönüşümlerini temel alarak süre (zaman?) konusunda doğrudan hesaplamalar yapar.
Bir dâhinin özelliği bilgisinden ziyade yaratıcı olmasındadır.
1-Einstein, ışığın hızını saniyede yaklaşık 300.000 kilometre ile sınırlar. (Hangi yasaya göre bu sınırları tayın eder acaba?)
2-Lorentz dönüşümlerini, sınırlanan ışık hızından dolayı, kendi ihtiyacına uygun hale getirir.
Buna göre, Lorentz dönüşümlerindeki gözlemciye yaklaşan nesnenin hızındaki artışa neden kısmı iptal eder. Kendi tanımını, gözlemciden uzaklaşan kısımla sınırlar.
Einstein’ın süre hesaplarına bir örnekle başlayım.
A, B astronotları ve her birinin elinde benzer atomik saat var.
Yeryüzünde, Güneş tam tepede iken B astronotu vı hızıyla Yeryüzünü terk eder. A, Yeryüzünde kalır. Yine, Dünya kendi çevresini tamamlayıp Güneş tepeye vardığında iki astronot Yeryüzünde buluşurlar.
1-Descartes ve Newton sistemine göre, Dünyanın kendi çevresindeki tam turu sonunda, her iki astronot ayını süre yaşarlar.
2-Einstein, her iki astronotun farklı süre yaşadıklarını ileri sürer.
Yeryüzünde C dayanak atomik saati var ve 86.400 gösteriyor.
I-A’nın atomik saati 86.400 gösteriyor.
II-Kısmi Lorentz dönüşümleri sonucu, C dayanak saatine göre, B’nin atomik saati, vı hızıyla orantılı, bir miktar (bir saniye kabul edelim) eksik gösteriyor.
Einstein’ın değişen süre hesaplarında:
A-Ölçüm yapan sayaçların tik tak hesaplarının değişimi Görecelilik Yasasına uygundur.
B-Zaman değişmesi ise gülünçtür.
Doğadaki bütün nesne ve hareketler, doğa yasalarıyla birbirine bağlıdır. Bir nesne ve hareketin değişmesi, zincirin bütün halkalarını etkiler.
Einstein’ın hesaplarında süre mi, süre göstergeleri mi değişiyor?
Evrende:
I-Nesneler,
II-Hareketler,
III-Hareket aralıkları,
IV-Nesne ve hareketleri düzenleyen doğa yasaları vardır.
Doğa yasalarının tanımı insanların ürünüdür. Ancak, doğada mutlak kurallar olduğu evrensel ölçüler ile kanıtlanır. Doğada rasgele oluşumların olmadığı evrensel ölçü ve deneyle bilinir.
Hareketleri şöyle sınıflayabiliriz:
A-Doğal hareketler ve hareket aralıkları var.
B-İnsanın ve canlıların etkisi olan hareketler var.
Gökyüzündeki kocaman sistemlerdeki değişimler, Yeryüzündeki canlı yaşama göre oldukça yavaştır.
Buna göre, Evrendeki süre nasıl değişir?
A-Doğa yasaları durdurulur, askıya alınır; o durumda, zaman değişir.
Doğa yasalarının askıya alınmasıyla Evren altüst olur. Hiç bir nesne olduğu yeri koruyamaz. Evrende tam bir kaos oluşur. Görecelilik Yasası gereği, canlı yaşam saniyenin küçük bir kesrinde son bulur.
B-Yapay süre değişimleri olur.
1-Galaksimizdeki bir değişim nedeniyle Dünyanın kendi çevresindeki hızının değiştiğini kabul edelim. Bu durumda, birim süre değişir.
2-Birim sürenin değişmesi ile Yeryüzündeki canlıların yaşam aralığı değişmez; sadece, yeni birim süre ile eski birim süre arasında bir katsayı ilavesi gerekir.
Şu halde, değişmez doğa yasaları yürürlükte kaldığı sürece, nesnelerin yaşam aralıklarının değişmesi söz konusu olamaz.
3-Görecelilik Yasası gereği, göstergeler üzerindeki değişimler ya da sayaçların zorunlu tik tak aralıklarının değişmesi, doğal sürenin değişmesi anlamına gelmez. Sadece, göstergeler üzerindeki zorunlu katsayıları eklemek gerekir.
Örneklerle açıklamaya çalışalım:
A, B, C, D, E atomik saatlerdir.
A, Yeryüzünde; B, Yeryüzündeki bir gözlem merkezinde; C, uzay aracında; D, Ay ile Dünya arasındaki değişik etkiler (Ay ile Dünya arasındaki Evrensel Çekim kuvvet farkı, farklı hızlarda dönmelerinin etkileri…) göz önüne alınarak gerekli ayarları yapılmış ve Ay yüzeyinde bulunuyor.
E, Dünyadaki atomik saatlere göre gerekli ön ayarları yapılmış ve Ay’da bulunan gözlem merkezinde bulunuyor.
I-Dünyada, Güneş tepede iken beş atomik süreölçer (saat) çalışmaya başlıyor. Dünya kendi çevresindeki turunu tamamlayınca, Güneş tekrar tam tepede iken beş atomik süreölçer durduruluyor.
II-Doğa yasaları denetiminde dönen Dünyanın kendi ve Güneş çevresindeki dönme hızında deney boyunca değişiklik olmadığı kabul ediliyor.
Yeryüzündeki gözlem merkezinde bulunuyoruz.
1-B süreölçeri 86.400 defa tik tak gösteriyor.
2-B’ye göre A, 86.400 defa tik tak gösteriyor.
3-B’ye göre uzay aracındaki C’nin durumu:
a-Uzay aracı Yeryüzünden Ay’a doğru hareket ediyor.
B’ye göre C, uzay aracının hızı ile orantılı olarak 86.400’dan daha az tik tak yapar. Diyelim ki, 86.399 tik tak yapsın.
b-Uzay aracı Yeryüzüne doğru hareket ediyor.
B’ye göre C, 86.400 defa tik tak yapar.
4-B’ye göre D, 86.400 defa tik tak yapar.
Ay’daki gözlem merkezide bulunuyoruz.
1-E süreölçeri 86.400 defa tik tak yapar.
2-E’ye göre D, 86.400 defa tik tak yapar.
3-E’ye göre uzay aracındaki C’nin durumu:
a-Uzay aracı Yeryüzüne doğru hareket ediyor.
E’ye göre C, uzay aracının hızı ile orantılı olarak 86.400’dan daha az tik tak yapar. Diyelim ki, 86.399 tik tak yapsın.
b-Uzay aracı Yeryüzünden Ay’a doğru hareket ediyor.
E’ye göre C, 86.400 defa tik tak yapar.
4-E’ye göre A, 86.400 defa tik tak yapar.
Bu durumda C’nin işi iş: Ay’a doğru gidiyor, Yeryüzündeki yaşıtına göre genç kalıyor. Dünyaya doğru gidiyor, Ay Yüzeyindeki yaşıtına göre gençliğini koruyor. C, kesintili süre (zaman) kazanıyor.
Acaba?
A-Einstein’a göre: “Evet!”
B-Doğa yasaları ne diyor?
Analiz yapalım:
1-Yaşamı, değişmez, şaşmaz, eğilip bükülmez doğa yasalarına göre mi hesaplamak gerekir?
2-Yaşamı, dış etkilerle sapmalara uğrayan sayıcıların göstergesine göre mi tanımlamak gerekir?
Doğa yasaları kesintisizdir. Şu halde doğa yasalarına göre kesintili süre kazancı saçmadır. Bu kazanç nereden gelecek?
1-Kartezyen Sisteminde, tik tak sayılarının (sayıcıların) sabit kabul edilmesi yanlıştır. Niçin?
Görecelilik Yasası gereği, Evrende bir başlangıç noktası yoktur. Örneğin, nesneler üzerine uygulanan Evrensel Çekim kuvveti, değişen koşullarda sürekli değişime uğrar. Bu durumda, tik taklar nasıl sabit kalsın?
2-Einstein Sisteminde, tik tak sayılarının gözlemciye göre değişmesi doğru; ancak, tik taklar zaman değildir. Zaman, doğaüstüne ait bir kavramdır. Zaman nehri cennette akar. Doğada, değişen ve birbirine yasalarla dönüşebilen tik taklar vardır.

Doğada hiç bir oluşum karşılıksız değildir.
Hareket eden astronotun zaman kazancı nereden geliyor?
Doğa kimin yaşamından alıp diğerine hediye ediyor?
Evren kapalı bir sistemdir. Örneğin, Hidrojen atomunda elektron ile proton arasındaki mesafe her yıl değişiyor mu? Evrendeki mesafeler neden değişsin?

S:-Dünya, Ay, gezegenler neden düzenli hareket eder?
Y:-Değişmez doğa yasaları düzenli hareketleri yaratır.
S:-Dünyanın kendi ve Güneş çevresindeki hareketi ne zaman değişir?
Y1:-Doğa yasaları değişir. Örneğin, Süredurum ya da Evrensel Çekim Yasası değişir; Dünyanın hareketi değişikliğe uğrar.
Y2:-Dünya ya da Güneş’e şiddetli bir dış etki olmalıdır. Başka türlü Dünyanın hareketinin değişmesi saçmadır.
Yasalar dayanak noktamız olduğu sürece, süre değişimi başka türlü düşünülemez.
Bu durumda yaşam kazancı nedir?
Örneğin, Ay’ın kendi çevresindeki düzenli hareketinden bir kesit alalım ve Ay’a ait biri süre hesaplayalım.
Ay, Dünyaya göre, kendi çevresini, bir ay gününü, 29.5 günde tamamlar. (Ay, Dünya çevresini de 29.5 günde tamamlar.)
Bir ay gün: 100 ay saat,
Bir ay saat: 100 ay dakika,
Bir ay dakika: 100 ay saniye olsun.
Bir ay gün: 1000.000 ay saniye eder.
Ay gününün saat, dakika, saniye cinsinden hesabı:
29.5 gün x 24= 708 saat
708 saat x 60= 42.480 dakika
42.480 x 60= 2.548.800 saniye.
Örneğin, Ay’da 10000 ay-saniye yaşayan bir astronotun, Dünya yaşam aralığı nedir?
25.488 saniyedir.
Burada nasıl bir çevirme işlemi yapmak zorunluysa; hareket halindeki atomik sayıcıların, sabit gözlemciye göre tik tak sayılarındaki sapmaların önceden hesaba katılması gerekir.
Kısa bir açıklama yapalım:
Yeryüzünde çalışan bir atomik saat Ay yüzüne götürülürse; atomik saat yeniden ayarlanmalıdır. Niçin?
1-Ay’ın Dünya çevresindeki dönme hızı, Dünyanın Güneş çevresindeki dönme hızından farklıdır.
2-Ay’daki Evrensel Çekim kuvveti, Dünya üzerindeki Evrensel çekim kuvvetinden zayıftır.

Özetlersek:
1- Einstein’ın Lorentz dönüşümlerinde yaptığı değişimler kabul esaslıdır.
2-Işığın 300.000 kilometre/saniye sabit hızla hareketinin yasal dayanağı yoktur.
3-Evren kapalı bir sistemdir; topyekun genişlemesi, daralması saçmadır. Kısmı genişleme veya daralma olabilir.
4-Nesneler, 300.000 kilometre hıza ulaşınca, zamanın duracağı masaldan ibarettir. Olmayan bir nesne veya hareket nasıl durur acaba?
Bu dünyada zamanı durdurmak, zaman kazancı elde etmek sadece Gılgamış’ın durumuna düşmek anlamına gelir. Çünkü: Zaman öte dünyaya aittir.

Yorumunuzu Yollayın