Nis 23 2007

Günümüzü Geçmişe Taşımak

Yayınlayan: admin Tarih: 11:30 am Kategori: Sosyoloji

Sözcük ve İçecekYazan: Nurettin Değirmenci
Elk. Yük. Müh.

İnsan dâhil doğadaki bütün nesne ve hareketler doğa yasalarının denetimindedir. Doğa yasaları asla taraf olmaz ve hiçbir nesne veya harekete ayrıcalık tanımaz. Bütün canlılar, Süredurum Yasası gereği varlıklarını ve türlerini sürdürmek isterler. Süredurum Yasası, alışkanlıkların kaynağıdır.

1-Doğada sonsuz bir akış vardır; bu akış asla geriye döndürülemez.

2-İnsanlar doğadaki akışın içinde değişerek yol alırlar.

Doğadaki değişimler, dış etkilerle orantılı, Evrim Yasası gereği oluşur. Örneğin, bir kuzu rasgele büyümez ve bir gecede koyun olamaz.

A-Doğadaki değişimler süreklidir.

B-İnsanlar doğadaki nesne ve hareketleri sözcüklerle tanımlar. Ne yazık ki, sözcüklerin gelişmesi, doğadaki akışa yetişemez. Bu durumda, sözcükler, nesne ve hareketleri eksik ve kusurlu tanımlar. Örneğin, günümüzde, “Bira” sözcüğü ile tanımlanan nesne, 2000 yıl önce, “Bira” sözcüğü ile tanımlanan nesneden oldukça farklıdır. Süredurum Yasası gereği, insanlar, günümüzdeki sözcükleri geçmişe taşırlar. Böylece, bazı güncel kavramlar, pürüzsüz sıvılar, renkli nesneler, hatta bazı 20.Yüzyıl alet-edevatları 2000 yıl öncesine taşınır. 

*

Yerleşik olmayan toplumlar, yerleşik toplumlardan bazı yenilikleri öğrenirler. Öğrenme, dış etkilere bağlı olarak uzun sürede gerçekleşir. Kapalı toplumlarda, yeniliklere, Süredurum Yasası gereği, şiddetli tepki oluşur.

 Göçebeler, yüzlerce asır avcılık ve hazır yiyecek-içeceklerle yetinirler. Ekip-biçme sonucu ortaya çıkan ekmek, bira, şarap, taneli yiyecekleri pişirme… yerleşik toplumların insanlığa hediyesidir.

 Yerleşik toplumlar kimlerdi ve sayıları ne kadardı?

 Bütün ilkel toplumlarda nüfusun yüzde 2-8’i yerleşik özellik kazanır. Bunlar, ihtiyaç gereği, sabit çadır ya da kulübelerde yaşar. Ekip-biçme güçsüz insanların işi olur. Güçlüler, düşmanla savaşır, hayvanları ile dağlarda-ovalarda dolaşır. 

 Yerleşikler yaptıkları bazı yenilikleri güçlü liderlere sunarlar. Bazı güçlü liderler, yaşlanınca tapınaklara yakın yerlerde konaklar. Günümüze izleri kalan pek çok tapınak, güçlü liderlerin eserleridir.

**

Bira, şarap, papirüs, kil tablet, süs eşyaları, kap-kacak… yerleşik toplumlarda (Sümerlerin %1-3’i yerleşik durumdaydı) kullanılır.

***

I-Eski toplumlarda kullanılan bazı nesneleri tanımlayan sözcükler günümüze ulaşmış; ama, nesneler çoktan ortadan kalkmıştır. Bizler farklı nesneleri, atalarımızdan ödünç aldığımız sözcüklerle tanımlıyoruz. 

II-Günümüzde, nesne tüketimi doğrudan ekonomik güçle ilişkilidir.  Halbuki, atalarımız bizlerden farklı alışkanlıklara sahiplerdi. Örneğin, Bizans’ta, mor renk saraya aitti. Benzer biçimde bazı nesnelerin tüketimi kutsal kişi ve yöneticilerle sınırlıydı. Zaten, sıradan insanlar, kutsal sayılan ya da değerli olan nesnelere ulaşamazlardı.

****

“İnsanlar iki oluşum arasında bir benzerlik yakaladıklarında; birinde doğru olarak gördüklerini, farklı olan diğerine atfetmekte bir sakınca görmezler.” Descartes I. Kural.

*****

Tarihi kalıntılardaki bulguları genelleştirmek insanları yanılgılara sürükler. 

Yorumunuzu Yollayın