Haz 29 2007
Kaybolan Ben
->
Yazan: Görkem Çakın
Serbest Yazar
Kendimi bildim bileli topu topu üç tane ‘Ben’im vardır. Hani şu vücutta leke gibi duran, kahverengi noktalardan. Hiç gocunmadım yaşamım boyunca onlara. Yaşadığım yıllara tabir hayatım da yoktu doğrusu ya beraberce yaşlanmaya doğru gidiyorduk. Ta ki gün gelip de yataktan kalkıncaya kadar…
‘Ben’ diye birinci tekil kişi ilan edip, boynumda, kulaklarımda, ayak parmaklarımda yaşamalarına izin verdiğim ‘Ben’ler gitmişti. Elime, kollarıma, bacaklarımla, kasıklarıma, zor da olsa aynanın karşısında; boynumun arkasına baktım, yok! Hepsi de el birlik verip beni, ‘Ben’siz bırakmışlardı. Yatağa geçip oturdum. Yatakta ani refleks olmalı ki beni zıplattı. Ellerimi arkaya doğru atıp başımı arkama düşürdüm…
Uykudan yeni kalkmama rağmen yorulmuştum. ‘Ben’lerimin kaybolduğu düşüncesi deli etmişti benliğimi. Nereye gidebilirlerdi? Çıldırıyor muydum? Anlamam gerekiyordu. Hiç çıldıran birisi çıldırmış olabilir miydim diye kendine sorar mıydı? O halde çıldırmıyordum. Yerimden doğruldum. İyi ama deliler de inkar etmezler miydi? Ben deli değilim hayır! Anlamanın yolu konuşmaktı. Aramalıydım. Belki kaybolan ‘Ben’lerimin nerede olduğunu öğrenebilirdim. Telefon tuşlarına bastığım numaraların sahibi sevgilimdi. Eski sevgilim! Normal ses tonumu yakalamaya çalışıp bir iki öksürdüm.
-Alo Bengü sen misin? Sabahın köründe niye mi aradım? Bir şey soracaktım. Ne saçmalıyorsun Bengü? Seni bırakırken sorduğun sorular hala cevapsız mı? Bunların soracağımla alakası yok ki… Kapattı! Sözümün gerisini dinlemeden kapattı. Ne garip kız. Oysa ayrılma nedenimiz apaçık ortada. Aşkımız kaybolmuş, sevgimiz yok olmuştu. Neyse, öğleden sonra gelir kendine o ama ya ben? Belki babama sorabilirdim. Ne de olsa benden çok yaşamıştı. Mutlaka onunda ‘Ben’leri kaybolmuş olmalıydı.
-Alo Baba? Baba bir şey sormak için aramıştım. Baba iş, güç derken gelmek kısmet olmuyor. İnsaf et baba! Kardeşlerimin içinde en hayırlısı benim… Kapandı galiba! Haliyle yaşlandı garibim. Ne bilsin basmıştır bilmediği bir tuşa, kapanmıştır. Teknoloji düşmanı işte ne yaparsın! Konuşulmaz ki bu hiddet varken adamla tekrar. Kalkıp pencereye yaklaştım. Güneş yeni doğmaya çalışıyordu. Yağmurlu bir güne başlamanın hazırlıkları. Öylece bir görünüp gidecekti güneş bu sefer aşikâr! Bugün de misafirdi ama diğer günlere nazaran az kalacaktı. Ufka bakarken Bedri’yi aramak aklıma geldi. Doğru ya, en makbulü oydu bu zamanda. Anlarsa dilimden o anlar. Belki tekrar geri gelir ‘Ben’lerim.
-Bedri? Pardon dalmışım, telefonu açtığını duymadım. Sıkı dur çünkü sana çok önemli bir şey söyleyeceğim. Yok be Bedri, borcumu daha sonra öderim, bu daha önemli. Yahu dinlesene iki kelam etmeden. ‘Ben’lerim kayboldu. Hayır Bedri hayır. Ben kaybolmadım. Telaş etme! Yahu evdeyim nerede olacak, kaybolmadım işte! Hani küçükken yarışırdık ya, kimin vücudunda daha çok ‘Ben’ var diye! Hatırlıyor musun? Ne olmuşu var mı canım! Bendekiler kaybolmuş… Bende mi kaybolayım? Ne dediğinin farkında mısın sen Bedri? İstesen de aramam seni… Ben kapatmıştım bu sefer. Çok sinirliydim. Su içmeli, yüzümü yıkamalı, kolları sıvayıp Bedri’yi bir güzel pataklamalı evinde. Başım dönüyordu, üstüne üstlük ağzım da kurumuştu. Komidin de duran sürahiden suyu almak için elimi uzattığımda ellerime çarptı gözlerim. Kaybolmuşlardı göz göre göre. Elimin üstüne yerleşmiş, kıl olma yolunda giden tüylerim ‘Ben’sizlikten başıboş gözüküyordu. Hepi topu üç tane ‘Ben’ vardı benim sandığım, onlar da kaybolmuştu. Hoş tüm yakınlarımdan olmuştum… Sabahın köründe başıma gelenlere bak! Üç tane ‘Ben’den olmuştum. Sinirimden ne yapacağımı şaşırdım. Gömdüm yastığa başımı… Bugün kim kayboldu, ben neredeydim karıştırmıştım. Fazla düşünmek istemiyordum. Birazcık uyku çeksem üzerime… Belki uyandığımda tüm ‘Ben’ler hala yerli yerinde duruyor olurdu.
adanın gururusun görkem
inşallah ileride Türkiyenin önde gelen tiyatro isimlerinden olursun…
benden sana hep destek, tam destek!!!