Tem 04 2007

Kendini Unutma

Yayınlayan: admin Tarih: 11:23 pm Kategori: Yaşam

EvYazan: Görkem Çakın
Serbest Yazar

Bugün kaçıncı?

Akşam yemeğiyle birlikte üçüncü olacak.
Biz evde olmayacağız. Unutmazsın değil mi?

Merak etmeyin unutmam! Derken meraklı gözler vücudunda göz gezdiriyordu. İrkilmiştim o an. Bu son sözler çıktığında ağzından, söylemeye gücüm yetmemiş, son heceyi yutmuştum sanki.

Güle güle… Ardından kapanan kapının sesi kulaklarımda çınladı. Biraz olsun yalnız kalabilecektim. Pencereye baktım, açıktı. Kapatmaya giderken düşünüyordum. Düşünmekle kalmayıp ayaklarımı odanın ortasındaki sehpaya çarptım. ‘Belanı versin!’ diye beddua savurdum sehpaya. Buraya koyana da! Ne diye odanın ortasına sehpa konulurdu ki? Hiç anlamazdım. Pencereyi kapattım. Sehpayı düşünürken elimi pencereye kaptırmasaydım sol serçe parmağım sızım sızım sızlamak zorunda kalmayacaktı… Engellere rağmen yalnızdım işte. Yapayalnız! Koskoca ev hükümdarlığıma kalmıştı ve hükümdarın bunu kutlaması gerekiyordu. Müzik açıp bangır bangır dinleyebilir, komşuları gıcık edip evin içinde zıplayabilirdim. Daha da ayıp kaçacak, komşuların diline sakız olabilecek bir çok şey yapabilirdim. Dışarı çıkmak haricinde her şeyi yapabilme lüksüm vardı…

Sakin olmalıyım. Sırasıyla düşünelim. Kanepeye, süper güçlere sahip uçan kahramanlar gibi fırladım. Kanepenin yastıklarıyla çetin mücadelelere girdim. Sonunda iki yastığı rehin alarak başımın altına hapsettim. Biri de kanepeden aşağı kendini atarak intihar etmişti. Hükümdardım bugüne bugün. Kumandayla başlamalı işe diyip kumandayı kontrolüm altına almıştım. Programlar, haberler, müzik kanalları… Uzayıp gidiyor hükümdarının canını sıkıyordu fazlasıyla. Ev sınırları içerisinde üzerine zimmetli bir eşya nasıl olur da hizmet etmezdi. Yastıklardan birini fırlattım. Canıma tak etmişti artık…

Bugün farklı olmalıydı. Uyuya kalmasaydım daha da farklı olabilirdi. Lavaboda aynanın karşısına geçip bunları söylerken aynadaki bana benzeyen surat; sanki benimle dalga geçer gibi, söylediklerimi tekrar ediyordu. Ben de onu taklit etmeye çalıştım. Atik oldukça ben, çevikleşiyordu şu bana benzeyen çirkin yüz. Belki de iyi arkadaş oluruz düşüncesiyle taklitlerine aldırış etmeden sevgilimden açtım konuyu:

Yeni tanıdım… Çok tatlı kişiliği var. Yüzü biraz, azıcık… Çirkin işte ama bana çok değer veriyor… Değer demişken acaba çağırsam gelir mi eve? Tanışalı bir gün oluyor! Yeter sen de her yaptıklarımı tekrar edip durma, dinle iki dakika… Ne diyordum? Belki de denemeye değer! Peki, ama nasıl bahsedeceğim? Sanki eve atıyormuş gibi oluyor. Çaktırma, yaklaş da söyleyeyim. Eve atıyorum ya zaten! Bırak şimdi espriyi de nasıl açılacağımızı düşünelim. Canım sen açılmayacaksın! Açılacak da saçılacak da benim! Belki mutfaktan birkaç erik yesem, şu et parçam çalışmaya başlar. Et parçası… Ne garip değil mi ayna. Bak sen de bir şey istiyorsan çekinme söyle. Buzdolabının kapağını açmışken sana da bir şeyler çıkarayım. Duymuyor musun? Aman sen de! Pencereleri kim kapatmış, benim akılsız kafam. Böyle sıcaktan mayışırsın işte. Ilık havayı içime çektim mi, açtım mı perdeleri sonuna dek, girerse içeri güneş ışıkları fazla fazla, kendime gelirim muhakkak!

Pencereyi açıp da ne kadar zaman dışarıya bakarak vakit geçirdim, farkında değilim. Gökyüzünü ışıklarını ben kapatmadığıma dair yemin edebilirim. Ancak birisi kapatmış olmalı ki her yer kararmış birden. Sokak lambaları yardım ediyor insanlara. İnsan düşünür, bu kadar kalabalık karanlıkta nasıl yaşasın! Her şeyi biz mi düşüneceğiz? Işıklar, mumlar, florasanlar, araba farları, spotlar! Bunları düşünürken başka bir şeyi aklıma getirmek istediğime eminim açıkcası! Akşam yemeği, doğru ya! Kim bilir saat kaç oldu yemeğimi yiyemedim. Akşam yemeğinden sonra ilacımı sürüp yatmam gerekiyordu. Vücudumda nedenini bilemediğim kocaman lekeler çıkmaya başladı bugünlerde. Güneş bana kızmış olmalı ki her onunla karşılaşmamız da bedenime bu hediyelerden bırakıyor. Zamanın ilerlediğini biliyordum ama koşturduğunu hiç görmemiştim. Acaba ilacın saatini kaçırdığımı anneme söylemesem anlar mı? En önemlisi ilacı şimdi sürsem etkisi olur mu acaba?

Yorumunuzu Yollayın