Şub 19 2008
Konuşma ve Yazma Etkinlikleri
->

Yazan: Nurettin Değirmenci
Elk. Yük. Müh.
Söz uçar, yazı kalır; insanlığa servet olur.
Yerleşik toplumlardaki yönetici ve bilgeler arasında, yazma ve sanat etkinlikleri; göçebe toplumlarda, konuşma yaygın olur. Konuşma ile her olaya sıfırdan başlanır, yazma ve sanat etkinlikleri ile kalınan noktadan eylemlere devam edilir, eserlere yenilikler eklenir. Bu nedenle, konuşmanın yaygın olduğu toplumlarda bilgi ve beceri birikimi oluşmaz. Yazmanın yaygın olduğu toplumlarda bilgi, sanat ürünleri, değişik yapılar ortaya çıkar.
Yerleşik toplumlarda, yönetici ve bilgelerin konakları, yönetim binaları, değişik eserler yapılır. Giderek, konak, yapı ve ortak tesislerin alt yapı ihtiyaçları olan su temini, kanalizasyon, atıkların toplanması ihtiyacı oluşur.
Tarihte şehirlere yerleşen bazı büyük liderler, görkemli tapınaklar yaptırırlar. Şehirleri saldırılardan korumak için surlar ve kaleler inşa ettirirler. Surlar, kaleler, tapınakların yapımı ile ustalar yetişir ve toplumda becerikli insanlar çoğalır.
Büyük liderleri taklit eden soylular ve bölgesel liderler, kendilerine ait konaklar, kaleler, tapınaklar yaptırırlar. Bazı liderler yapılarını yetenekli ustalara süsletirler. Böylece, toplumda bilgi, beceri ve araç-gereç birikimi oluşur.
Göçebe toplumlarda, güçlü liderin görkemli çadırı olur. Liderin çadırı idare merkezidir. Görkemli çadırın çevresinde diğer çadırlar kurulur. İhtiyaca göre, çadırların kurulduğu yerler değiştirilir. Yani: Göçebe liderlerin yönetim merkezleri, yaz, kış, saldırı ya da savunma durumuna göre değişime uğrar. Bu koşullarda, her yeni lider ve yerleşimle birlikte yaşama yeniden başlanır.
Göçebe lider, çoğunlukla okuma ve yazma bilmez; çevresindeki bilgeler, sözlü olarak bazı bilgiler sunar. Lider, kimseye güvenmez ve bilgiye ihtiyaç duymaz. Bilgeler tarafından lidere sunulan bilgiler karmakarışık olur. Çoğunluğu dua veya temennidir. Lider, düşmanlarının tuzaklarından kurtulmak ve onlara tuzak kurmak için kendine yararlı bilgileri gizlice toplar.
Göçebe toplumlarda asırlarca benzer yaşam devam eder; bilgi, beceri, araç-gereç birikimi değişime uğramaz ve servet birikimi olmaz.
Eski Yunan ve Roma’da yazı önemlidir. Hıristiyanlar, Roma yazı geleneğini sürdürürler ama dinsel yazılara ağırlık verirler. Pek çok dinsel lider çevresindeki olayları yazar, tarih bilir ve dini konulardaki görüşlerini yazılı hale getirir. Bazı dini ve dünyasal liderlerin yaşamlarını yazarlar.
Hıristiyan dinsel liderlerin para sıkıntısı olmaz: Niçin?
1-Toplumlarının bilgeleridir.
2-Geniş Kilise topraklarını işletirler ve ürün kaldırırlar. Ayrıca, kilise ve manastırlarda üretim yaptırırlar. Elde ettikleri ürünün büyük kısmı yasal olarak kendilerine ait olur. Bu nedenlerle, Hıristiyan dinsel liderler, yazmada ve yazı malzemesi temin etmede maddi sıkıntılarla karşılaşmazlar. İhtiyaç duydukları nesneler için yenilikleri teşvik ederler.
**
Müslüman dünyasında, Müslümanlık öncesi göçebe toplumlarda yazma geleneği yoktur. Arap, Fars, Türk, Kürt kabile liderleri yazı ile ilgilenmezler. Bazıları hala yazıya önem vermiyorlar. Müslümanlık öncesi ve sonrası göçebe toplumlar sözcük tekrarlamayı, bazı bedensel hareketleri yapmayı dinsel kural bilirler. Bazı bedensel etkinlikler üzerinden dinsel baskılar oluşturulur. Bedensel etkinlikleri yapmayanlar, “Dinsiz, kafir” ilan edilir.
1-Müslüman toplumlar göçebe yaşam sürerler; bu nedenle, bilgi, beceri, araç-gereç ve servet birikimi oluşmaz.
2-Müslüman toplumlarda, dinsel liderler yazmayı bilmezler. Ekip-biçmeye yabancıdırlar. Geçinmek için liderden ve üretici köylüden bağış beklerler.
Müslüman toplumlarda, yeterli ürün olmadığından, ayrıcalık ihtiyaçtır. Yazma bilmeyen, bağış bekleyen dinsel liderler kolay olan konuşmayı tercih ederler. Yazma zor ve pahalı etkinliktir. Müslüman dinsel liderler, asırlardır uçucu olan konuşma ile dinsel görevlerini yerine getirmeye çalışırlar. Konuşmalar ile toplumda bilgi, beceri ve araç-gereç ve servet birikimi oluşmaz. Müslüman toplumlar asırlardır yoksulluk ve korku içinde yaşarlar.
***
Son 40–50 yıl içinde bazı Müslüman toplumlarda doğal kaynaklarla kısmi zenginlik oluşur ama bilgi, beceri, araç-gereç birikimi oluşmaz. Niçin?
Batılı insanlar doğal kaynakları işletir ve Müslüman toplumlardaki güçlü kabile liderlerine pay verirler. Kabile liderleri, edindikleri servetlerle Batılı ülkelerde üretilen lüks nesneleri tüketirler. Tüketmek kolaydır ve bilgi, beceriye ihtiyaç olmaz. Böylece:
A-Yoksul Müslüman toplumlarda konuşma geleneği kolay, ucuz olduğu ve alışkanlıklar nedeniyle sürdürülür.
B-Zengin Müslüman toplumlarda, her türlü tüketim nesneleri tüketim gücüne sahip olanların ayaklarına gelir ve çalışıp üretmeye ihtiyaç olmaz. Böylece, bilgi, beceri, araç-gereç birikimi oluşmaz. Konuşma eylemine devam edilir.
====
—Günümüzde, küçük bir Avrupa ülkesinde satılan kitap miktarı Ortadoğu ve Kuzey Afrika Müslüman toplumlarında satılanlardan fazladır.
—Ortadoğu ve Kuzey Afrika Müslüman toplumları çalışıp üretmek için bilgi, beceri ve araç-gereç birikimine koşacağına, savaş için silaha yatırım yapıyorlar ve her geçen yıl daha fazla yoksullaşıyorlar.
—Ortadoğu ve Kuzey Afrika Müslüman toplumlarda cami sayısı okul sayısından fazladır. Üstelik var olan okullarda son derece ilkel eğitim yapılıyor. Medreseler merkezi yapıdan yoksun; her medrese lideri bildiği yol ve yöntemle eğitim yaptırıyor. Medreselerde eğitim ile ibadet iç içedir.
Bütün bu bilgileri ve daha fazlasını Dünya Bankasının yaptırdığı ve dünyaya duyurduğu raporda okumak olasıdır.
(MENA Development Report- World Bank)
Yorumunuzu Yollayın
Yorum göndermek için birlogged in olmanız gerekmektedir.