Tem 05 2007

Sessiz Aşk

Yayınlayan: admin Tarih: 11:08 pm Kategori: Aşk

gizli aşkYazan: Selim Yıldız
Tiyatrocu - Kuşadası

Bir gölün kenarında suyun üstüne vuran ay parçacıklarının her bir tanesi kadar yayılmış ve yalnızlık çeker insan. Nedir ki yaşadıklarından alıntı bir hava vardır o. Akşam sıcak yoğun ve yorgun nefes alırken bile yormaktadır insanı. Hava yeşil ama üstü kurumuş ağaçların damarlarından karışık, yaşanılan hayat bir çimen kadar yere yatık, ezilmiş bir böcek kadar ölümsüz, ıslak kum üzerindeki ayak izi kadar belirgindir varlığı. Yaşadıkları uzun ama dolu geçmiş zamanlar, bazen kimsenin haberi olmamış varlığından. Bazen yanıp tutuşmuş aşkından…

Birinde şöyle olmuş yaşadıkları:

Kendini kendisi olmadığını anladığı günlerin başlangıçında bi yerde, ekmek parası derdiyle ailecek kurdukları işi yerinde satış yapmaktaydı. Her şey birden bire farkında olmadan alış veriş için giren kızla canlanıverdi. Gözünde peşinden gitmeyi denedi ama başaramadı. Cesaret henüz o günlerinde bünyeye kabul edilmiş bir duygu değildi ama gözü karalığınında cesarete eş değer benzetmesiz bir büyüklüğü vardı aklında. Sıradan bir gün gibi yaşanmıştı o günde. Kulak asmadı o duygularına, salla bu kız senin neyine dedi kendi kendine.

Aradan çok geçmedi, birkaç gün sonra tekrar yaşandı o an. Sanki daha güçlü daha belirgindi, sanki karşısında bir hayat görmüş o mavi gözlerde boğulmaya cesaret etmiş gibi yüreklendirmişti kızın bakışı ve bir paket sigara isterken ağzından dökülen kelimeler altın kadar değerliydi delikanlı için o an. Yaşanan çok büyüleyici bir o kadarda sessizdi; acabalarla doluydu delikanlı. Acaba olur mu?
Yürüdü güzel gözlü kızın arkasından, sanki onu evine götürür gibi bir tek kelime etmeden onu takip etti. Ama aklında milyonlarca kere söylenmiş aşk sözleri, ama delikanlı bu sözleri kendisi bulmuş gibi hem düşündü hemde karşıdan sevdi genç güzel ve gözleri derin kızı.

Birden anahtarı çıkardı kız, baktı arkasından gelen adama. Saşkın şüpheli gözlerle anında tanıdı kız delikanlıyı, delikanlı gülümsedi. Kız başını salladı bir el sıkışma bir iyi akşamlar bir neden ifadesiyle uzaklaştılar. Delikanlı yürürken kız apartmanın içine girdi, delikanlının yüzünde anlamsız bir gülümseme sanki sevdiği kızdan yeni ayrılmış gibi mutlulukla geri döndü. Ekmek teknelerine ailesinin tek varlığı evlatlarına tek umutları olan dükkana başladı başka bir istekle çalışmaya delikanlı geç saatlere kadar.

Doyulmuş zamanlar doyulmamış aşklar. Delikanlıdaki delicesine bir umut delicesine bir sevda olacaktı. Tazeydi duyguları gibi, yüreği genişti, sersemletecek bu sevdanın esintileri onu ama delikanlı bunun farkında bile değildi. Ne olursa olsundaydı. Düşünceleri fark edemeyecek kadar yönlendiriyordu hayalleri delikanlıyı. Son model bir araba güzeller güzeli bir sevgili her şeyi uğruna feda edebileceği bir kadın olacaktı bu güzel gözlü kız.

Delikanlı bıkmadan yılmadan şiir yazmaya başlamış, umudu yüreğinde yüreğine yerleşecek kızın gelmesini her gün dört gözle bekliyordu. Yine olan oldu, güzel gözlü kız göründü, girdi kapıdan içeri. elleri ayağına dolaştı delikanlının. Gördü onu karşısında,
baktı güzel gözlü kıza, iç çekti. Kızın ne bundan haberi var ne de delikanlının aşkından. Uzatmak istemedi kız bu bakışmayı. Bir sigara verirmisiniz dedi delikanlıya, ezberden koydu.

Tezgahın üzerine koydu bir paket sigarayı, hem kıza bakıyor hem de para üstü vermeye çalışırken önünde bir köle gibi kalmıştı kızın delikanlı. Yaşananlar klasik miydi yoksa baştan olacak bir şey miydi, hareketsizdi, zaman durmuştu. Sanki olanların karşısında yapılacak bir şey yok, gelişmeler olumlu olacaktı, yoksa sadece hayal mi, nereye götürecekti bu bakışmaların sonu bu iki genci?..

Yorumunuzu Yollayın